Gündem

Örtülü Sermaye İle İlgili Özellik Taşıyan Bazı Hususlara Dikkat Çekelim İstedik.

Kurumların ortaklarından veya ortaklarla ilişkili kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek  işletmelerinde kullandıkları borçların (hesap dönemi başındaki vergiye esas bilançoda yeralan)  özsermayelerinin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye sayılmaktadır.
(Kurumlar Vergisi Kanunu Madde:12)

Örtülü sermaye kapsamındaki borçlanmalar  nedeniyle ödenen  faiz ve  kur farkları, kurum kazancının tespitinde gider olarak kabul edilmediği gibi, ödenen faizlerin  kar dağıtımı olarak
görülmesi ve buna bağlı vergileme yapılması gerekecektir.  (Kurumlar Vergisi Kanunu Madde:12/7, Madde:11/1-b)

Örtülü sermaye tanımında geçen “ortaklarla ilişkili kişi” ifadesinden; ortağın doğrudan yada dolaylı enaz % 10 hissesine veya oy hakkına yada kar payına sahip kurumlar ve ortağın veya ortakla ilişkili bu kurumun sermayesinin, oy yada kar payı hisselerinin en az % 10 unu elinde bulunduran gerçek kişi ve kurumlar anlaşılmalıdır.

Örtülü sermaye ile ilgili olarak özellik arz eden bazı hususlara dikkatinizi çekmek istiyoruz:

* Borcun Dolaylı Olarak Kullandırılması:

Vergi Levhalarının İnternet Vergi Dairesinden Alınması Unutulmamalıdır

 Geçen sene yayımlanan 408 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile vergi levhası ile ilgili hususlar yeniden düzenlenmiş olup, yapılan düzenlemeleri aşağıda kısaca hatırlatmakta fayda görüyoruz:

Alınması ve Bulundurulması:
Vergi levhaları; gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerin verilmesini takiben Gelir İdaresi Başkanlığı’nca oluşturulacak ve mükellefler tarafından (yada  3568 sayılı yasaya göre yetki sahibi meslek mensupları aracılığıyla) internet vergi dairesinden alınarak yazdırılacak ve işyerlerinde bulundurulacaktır.

Vergi levhaları ayrıca vergi dairesine ve 3568 sayılı yasaya göre yetkili meslek mensuplarına imzalattırılmayacak yada tasdik ettirilmeyecektir.İnternet vergi dairesinden alınırken sistemin vereceği onay kodu tasdik olarak kabul edilecektir.

Vergi levhasının internetten alınarak yazdırılma süreleri aşağıdaki şekildedir:

 

Holding Şirketlerin Bağlı Şirketlere Verdiği Hizmetler Ve Belge Düzeni

Holding şirketler tarafından bağlı şirketlere uygulamada aşağıdaki hizmetler verilebilmektedir.

-    Araştırma ve geliştirme,
-    Finansman temini,
-    Pazarlama ve dağıtım,
-    Yatırım projelerinin hazırlanması,
-    Hedeflerin tayini, planlama, örgütlendirme kararlarının uygulanması,
-    Bilgisayar hizmetleri,
-    Sevk ve idare,
-    Mali revizyon ve vergi müşavirliği,
-    Piyasa araştırmaları,
-    Halkla ilişkilerin tanzimi,
-     Personel temini ve eğitimi,
-    Muhasebe organizasyon ve kontrolü,
-    Hukuk müşavirliği

Holding tarafından bağlı şirketlere verilen hizmetler için fatura düzenlenmesi zorunlu olup verilen hizmetin karşılığını teşkil eden bedelin, Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinde yer alan emsallere uygunluk ilkesine göre belirlenmesi gerekmektedir.

. Holding tarafından verilen bu tür hizmetlerin bağlı şirketlerce gider yazılabilmesi için,
. Hizmetin mutlaka verilmiş olması,
. Kesilen faturada hizmet türünün ayrıntılı olarak belirtilmesi,
. Tek faturada birden fazla hizmet bedelinin bir arada yer alması halinde, her hizmet bedelinin ayrı ayrı gösterilmesi,
şarttır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu(TTK) Uyum Süreci Danışmanlık Hizmeti

AS/NEXIA TÜRKİYE sunduğu hizmetlerine Türk Ticaret Kanunu uyum süreci danışmanlık hizmetini eklemiştir. 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan Türk Ticaret Kanunu’nun(TTK); sermaye şirketlerine, şirketlerin kuruluş aşamasından başlayarak ortaklık yapısına, yönetim biçimine, şirket raporlama standartlarına, organizasyon yapısına, bilgi teknolojilerine ve şirketlerin yeniden yapılandırılmasına kadar birçok köklü hukuki ve mali yenilikler ve uyulması gereken yükümlülükler getirmiştir.

AS/NEXIA TÜRKİYE olarak uzman personelimizle, tüm şirketler ve yeni yatırım planları bulunan girişimcilere yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki hizmetleri sunmaktayız;

AS/NEXIA TÜRKİYE’nin genel olarak vereceği danışmanlık hizmeti, 2012 yılında sağlanacak olup bu hizmeti alacak şirketlerin 2013 yılında muhasebe-raporlama alt yapısının TMS’ye uyumunu sağlayacak ön hazırlıkların ve 2012 kapanış işlemlerinin TMS ‘ye uygun olarak gerçekleşmesini sağlayacak şekilde konusunda uzman danışmanlar tarafından yürütülerek ve şirket yetkilileri ile organize edilecek zaman planına uygun olarak gerçekleştirilecektir.

1-) TTK Uyum Süreci Danışmanlığı


  TMS-TFRS'YE GEÇİŞTE VERDİĞİMİZ HİZMETLER

İşe İade Davaları Sonucu Ödenen Tazminat Ve Ücretlerin Vergi Kanunları Ve Sosyal Sigorta Primleri Karşısındaki Durumu

4857 sayılı İş Kanunu’nun 17.maddesine göre belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. Aynı kanunun   20. Madde hükmüne göre de; İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilmektedir.

İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren; işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.  Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.

Kısaca bildirimin feshi için açılan dava sonucu işçiye 2 ayrı ödeme yapılmaktadır.

1.İşverenin işçiye işe başlatmama tazminatı olarak 4 ila 8 ay arasında ödenen tazminat
2.Çalıştırılmadığı süre için en çok 4 aylık ücret ve diğer hakları

Kira Ödemeleri Ba Formunda Bildirilmeli Mi?

 

 

·       Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte şirket organizasyonuna ait değişiklikleri yapabilmek için, bu değişiklikleri yapacak olan personele bu konuda gerekli eğitimlerin verilmesi gerekir.



Ciro Primini ve İskontoları Mal Teslimi Olarak Yapanlarda KDV Uygulaması

KDV Kanununun 25. Maddesinin a bendinde Mal teslimi ve hizmet ifasına ilişkin olarak düzenlenen faturalarda gösterilen ticari teamüllere uygun tutarlardaki iskontoların KDV matrahına dahil olmadığı belirtilmiştir. Buna göre satış faturasının içerisinde faturanın düzenlenmesini gerekli kılan mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak yapılan fiyat iskontası ya da mal iskontası şeklindeki iskontalar KDV matrahına dahil edilmemektedir.

Serbest Meslek Sahiplerine Yapılan Avans Ödemelerinin Vergisel Durumu

Sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması serbest meslek faaliyeti (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Madde 65) ve bu faaliyetleri mutad meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu Madde 66).
 
Konumuzda bahsedilen serbest meslek ilgili kanunda bu şekilde hüküm altına alınmıştır.
 
Serbest meslek sahiplerine yapılacak iş için baştan avans verilmesi konusu, Gelir Vergisi Kanununun serbest meslek kazançlarını tahsil esasına bağlaması, bunun yanında Katma Değer Vergisinde ise verginin doğuşunun, malın veya hizmetin teslimi ile olacağı hususu tezat yaratmaktadır.
 
Bu çelişki 213 sayılı Vergi Usul Kanunu Madde 236 ile çözülmektedir
 
Şöyle ki;